SUYUN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ
Yaz aylarıda suyun önemini daha fazla hissederiz.
Özellikle diyet yaparken veya beslenmemize dikkat ederken su gibi sıvı gıda tüketimine de dikkat ederiz.
Su, hiç şüphesiz yaşantımız için en önemli besin maddesidir.
İnsan besin almadan vücudundaki depoları kullanarak günlerce yaşayabilir, ancak sıvı gıda tüketmeden sadece birkaç gün yaşayabilir. Hayatımızın sürekliliği için bu denli önemli olan sıvı gıdaları su, meyve ve meyve suları, çay, kahve gibi gıdalardan karşılarız.
Suyun; yiyeceklerin sindirimi, vücuttaki yararlılığının sağlanması ve zehirli maddelerin vücuttan atılması, vücut ısının denetlenmesi, eklemlerin kayganlığının sağlanması, elektrolitlerin taşınması gibi oldukça önemli görevleri vardır. Özellikle vücut suyunun %15-20'nin kaybı yaşamın yitirilmesine neden bile olabilir.
İnsan vücudundaki su oranı, yaşa ve cinsiyete göre değişmektedir. Su oranı yaşa paralel olarak azalmaktadır ve yerini yağ dokusu almaktadır. Örneğin yeni doğan bir bebeğin vücudundaki su oranı %80 iken, yetişkinlikte bu oran; erkeklerde %55-60, kadınlarda ise %50-55 civarındadır.
Vücut su ihtiyacını yiyecek ve içecekler ile karşılar. Ayrıca vücudumuzda da alınan besinin yıkımı sonucunda da su açığa çıkar. Örneğin, 1 gram karbonhidrat yıkımı ile 0,6 gram, 1 gram proteinin yıkımı ile 0,4 gram su oluşur.
Vücut su ihtiyacına gereksinim duyduğu zaman, vücuttan yaklaşık % 0,5-1 oranında su kaybetmesi ile beyinde bulunan susama merkezine uyarı gönderir. Bu nedenledir ki her susama hissi duyduğumuzda mutlaka sıvı ihtiyacımızı karşılamamız gerekir.
İşte size günlük su tüketimi hakkında birkaç püf nokta;
Günde en az 2,5- 3 litre su içmeyi alışkanlık haline getiriniz. Sabah kalktığınızda ilk yapmanız gereken görevlerinizin başında iki bardak su içmek olmalıdır.
Günlük ihtiyacımız olan 2,5-3 litre suyu sadece su olarak algılamayınız. İçilen çay, kahve, meyve suyu, yenilen karpuz gibi su oranı yüksek meyvelerden de vücut su ihtiyacını karşılar.
DAMACANA SULARININ ZARARLARI
* Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Köksal, ''son yıllarda kişi başına kullanım oranı artan damacanadaki suyun hava ya da güneşe maruz kalmasının, kişiyi ölümle sonuçlanan hastalıklara kadar götürebilen mikroorganizmaların üremesine neden olduğunu'' bildirdi. Ayrıntılı Haber...
* Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Peker, damacana suları basan pompaların hepatit virüsleri, verem, ishal, tifo, dizanteri gibi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakterileri barındırdığını söyledi. Ayrıntılı Haber... |